Yeni medya düzeni derken?

İnternetin yaşam alanımıza girmesiyle birlikte yeni tür haberleşme ağları oluşmaya başladı. Sosyal ağlar başta olmak üzere haberleşmeyi ve bilgiye ulaşımı kolaylaştıracak yeni tür sistemler var oldu.

Gerek böylesi sosyal ağlar, gerekse internet üzerinden varlığını sürdüren yayınların bulundukları mecranın bütünü için ‘yeni medya düzeni’ kavramı kullanılmaya başlandı. Bu alana girebilecek saymakla bitiremeyeceğimiz yayınlar gün geçtikçe hızlı bir şekilde sayılarını arttırmaya devam ediyor. Bu yayınların neredeyse tamamı internet üzerinden varlığını sürdüren ‘haber’ siteleri olarak ortaya çıkıyor. Tüm bu yayınları genel bir şekilde yeni medya düzeninin bir parçası olarak görebiliriz.

Fakat benim aklımı kurcalayan sorun burada başlıyor. Yeni medya düzeni derken aslında tam olarak neden bahsediyoruz? Medyanın biçimsel yeniliğinden mi, yoksa içerik olarak yeni bir dilden mi? Bunun biraz düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.

Mesela son zamanlarda ana akım medyada iş yapan bir gazetecinin kurmuş olduğu haber sitesi ve tabletler üzerinden yayın yapan dergi kendini ‘yeni medyanın öncüsü’ olarak lanse ediyor. Fakat, yayınların içeriğine baktığımızda ‘eski’ diye tabir ettiğimiz ana akım medyanın dilinden, içeriğine kadar birçok şeyin aynı olduğunu görebiliyoruz. Bu durum sadece bu haber sitesi için geçerli değil tabii ki, buna benzer durumlar kendine yeni medya düzeninde yer bulan birçok yayında oldukça fazla yer tutuyor.

Sadece biçimsel anlamda bir yenilik sunan bu tür yayınların, dil olarak tamamıyla eski, statik dili kullanması medyanın kendisini ciddi anlamda körelteceğini düşünüyorum. Nitekim medyanın bu eski ruh hali, yeni şeylerin ihtiyacını doğurdu. İnsanlar mevcut medyaların statik dilinden oldukça sıkıldı. Eski medyanın cinsiyetçi, şiddet ve nefret içeren dilini alıp olduğu gibi yeni biçime oturtmak sadece zaman kazandırır. Uzun vaadede bir sonuç getirmeyeceği gibi, şu an içinde bulunulan yeni şeyler üretme heyecanını alıp götürecektir.

Medyanın yeni olduğunu söyleyebilmek için sadece ‘yeni bir araçla’ yayın yapılması yeterli olabilir mi? Eski söylemlere karşı yeni bir söz söyleyemeyen bir medyanın yeni olabilmesi için aracın yeni olması tek başına yeterli olmamalı diye düşünüyorum.

Medyada yeni bir düzenin oluşabilmesi için öncelikle dilin yenilenmesi gerekiyor. Medya mevcut ruh halinden kurtulmalı ve iktidar ilişkileri gözetme derdi olmamalı. Medya evrensel normlarda bir yayın anlayışı benimsemeli, yayın ilkelerini insan hakları üzerine kurmalıdır. Tüm bunları yapmadan biçim olarak mecrasını yenileştirmesi, medyanın yeni bir düzene kavuştuğunu göstermez. Aksine eski düzenin varlığını yeniden üretir.

Reklamlar

Etiketler:, , , , , , , , , , ,

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: